|
İLÇENİN ADI ÜZERİNE
Beydağ ilçesinin coğrafi
konumu yönünden doğanın zengin oluşu, insanların ilk
çağlardan beri beğenisini kazanmıştır. Bu yönden Beydağ,
tarihin ilk çağlarından bu yana çeşitli kavimlerin yerleşip
yaşadığı alanlardan olmuştur. Dünün ve bu günün Beydağlıları,
doğanın onlara bağışladığı, güzel iklim, bereketli topraklar
üstünde yaşamlarını sürdürürken geleceği düşünmemişler
veya düşünememişler. Bu bakımdan tarihi ile ilgili
araştırma yapmak
güçleşmiştir.
Bilerek veya bilmeyerek eski koy ve şehir adlarının değiştirilmesi,
tarihi kalıntıların, ören yerlerinin talan edilmesi, küçük
çıkarlar uğruna, sit
alanlarının inşaata açılması, yörenin tarihi
araştırmalarını
güçleştirmektedir.
Yöremizin iklimi ve bereketi topraklarından dolayı. Etiler'den
de önce yerleşim yeri olduğunu belgeleyen kalıntılar
mevcuttur. Bu bakımdan, Beydağ ilçesinin adı da zaman zaman
değişmiştir.
Prof. Dr. Louis
Robert, "Pek çok yer adının sonuna eklenen
Polis kelimesi, doğal
koşullarda bol, boli, bolu şeklinde günümüze ulaşmıştır.
Bir Örnek ile kanıtlamak gerekirse, îsauria'da barış kenti
anlamına gelen antik (İrenepolis) adının (îrenebol)
şekline dönüştüğüne
işaret etmek yeterli olacaktır" demekte-dir.(3)
Greklerce şehir
kelimesinin karşılığı "Polis"dir.(9)
Polis adını
taşıyan şehirler, bir saray ve çok kere, bir mabet meydanına
yelpaze şeklinde gelen sokakların kenarlarında dizilmiş
evlerden meydana gelirdi-UD
"Örneğin istanbul; Bizanslılar zamanında Kostantinopolis,
Şehir olarak kurulmuştur. Türkler elinde, Kadıköy, Karaköy,
Erenköy, Ortakoy, Vaniköy gibi köylerin birleşmesi ile
İstanbul
oluşmuştur. (9)
Prof. Dr. Bilge
Umar, "Palaipohs", Helen dilinde, eski kent demektir. Bu ad
yakın zamana kadar Balyambolu olarak kullanılıyordu.
Beydağ ilçesinin adı Osmanlılara kadar, Palaiapolis adının
değişik şekilleri ile (Palyapolis, Palaiapolis, Nikapolis,
Palaipo-lis,
Palaioupolis, Paloeopolis, Algiza, Palaiapolis) olarak gelmiştir.
Bu şehrin adları ile yerlerinin de değişmiş olabileceği
düşünülebilir. Nitekim M.S.IV. asırda Pisikoposluk
merkezi olduğu zamanlar, kalenin batısında, Evliya
Çelebinin geldiği zamanlar (1671) şehir kalenin doğusunda,
Vakıf Tarla tarafında bulunduğu belirgin olmakla beraber,
Beyköy deki şehir kalıntısının tarihini belirlemek,
arkeologların ilgisini beklemektedir.
Piskoposluk
merkezi olmadan, önceki tarihlerde Kilbianni-saların
şehir devletlerinden olduğunu, Koloe ile birlikte para
bastırdıklarını,
bilmekteyiz. Bu şehir devletleri ilk İyonya'da
kurulmuş olmalıdır. M.Ö.7
yüzyılda, tanrıların yurdu olarak
kabul edilen "AKRAPOLİS
ismini almıştır.
Aka'lar, Hititler zamanından kalma şehir ve kasabaları
bulup yerleşirken, şehri sınırlı bir bölgenin siyasi ve
kültür merkezi durumuna sokarak "Polis" kavramının özünü
oluşturmuşlardır.
O günkü düşünceye göre şehir, çevresini oluşturan surlarla
değil, özgür yurttaşlarıyla temsil olunurdu. Böylece şehir
devleti olmakla, toplum devleti olduklarını da
kanıtlıyorlardı. Palaiapolis'da (Beydağ) o çağda kabile
toplantılarının yerini
halk meclisleri almıştır.
O devirde şehir devletleri o kadar çok ve sıktı ki, uzun
boylu
bir insan yattığı zaman ayakları için pasaport kestirmek
gerekirdi,
diyor Halikarnas Balıkçısı.
Köy adlarına ve köylerdeki aşiret, boy, oymak, sülâle
adlarına
bakarak, Türkler'in ilk önce Beykoy'üne gelip yerleşmiş olabileceği
kanısına varabiliriz. Beyköy Çukuroba, Çakallar, Ağalar,
înnecikler, Macarlar mahallelerinin adları buna birer örnektir.
Bunların geliş tarihleri belli değildir. Çukuroba
Mahallesindeki mezar taşları yok edilmese idi bu
konuyu aydınlatabilirdi.
Mezar taşları, antik
buluntular, etnografik eserler, Abdullah Efendi
Medresesinde korunmalıydı. Beydağ Müzesini kurmak
kimsenin aklına
gelmedi...
1327 yılında Bodcmya (POTEMİA)ya, Aydınoğlu Mehmet
Bey'in, oğlu İbrahim Bahadır Bey'i vali (Emir) ataması ile,
Beydağ
Bademye Emirliğine bağlanmıştır.
1430/40
yıllarında Beydağ'ın karye olarak adı geçmektedir.
1453 den itibaren
Tire'ye bağlı kazalardandır.
Î.Cavit, Aydın Vilâyetine Mahsus Salnamesinde: "Ödemiş
Kazasında
Ahvali Tarihiyesi bölümünde: şehrin ismi ile ilgili
olarak, kelimenin
Yunanca -Eski Şehir- manasına olan "Palaia-polis"dir
der.
1671 yılında Beydağ’ına gelen Evliya Çelebi "Biyan kökü çok
olduğundan, biyanbol'dan galat olarak verilmiştir" der. (8)
1672'lerde Balyambolu olarak adı sayılı kazalar arasında geçer.
1831 Aydın Sancağının (Kaza-i Balyambolu 6180 nüfuslu)
kazasıdır.
1867 yıllarında Balyambol'un nüfusu azalmış, nahiye olmuştur.
1927-1928 İzmir Vilâyet Salnamesinde Beydağ bucak merkezi
belediyeliktir. Bütçesinin de 4.048 Ura olduğunu görürüz. Bu
tarihten
sonra da belediyelik kaldırılmıştır. Çünkü nüfusu azalmıştır.
Balyambolu adı 1926 yılı, İzmir Vilâyeti Meclis-i Umumisinin
kararı ile BEYDAĞ olarak değiştirilmiştir.
Bucak (nahiye) yönetimi 88 yıl içinde, bucak merkezi Ada-küre,
Beyköy, Pazaryeri olarak yer değiştirmiştir. 1955 yılında
da Bucak örgütü
kaldırılmıştır.
1927 yılında nüfus azlığı ile kaldırılan belediyelik, 37 yıl
sonra 1964
yılında tekrar verilmiş Belde olmuştur.
Beydağ 121 yıl sonra 1988 yılında tekrar İlçe yönetimine kavuşmuştur.
Beydağ İlçesinin yerleşim yeri (Mesogis, Aslandağı), Beydağ
etekleridir. Dağ'm adı ile yerleşim yeri ilçe adı zaman
zaman
karıştırılmaktadır. Hatta Malatya Beydağı ile İzmir Beydağ
karışıklıklara sebep olmaktadır. Bu bakımdan YEŞİLBEYDAĞ
'ı adı
verilmesini isteyenler olmuştur. îyi ki yapılmadı. Yer adlarımız,
soy adlarımız anlamları ile çoğu kez ters düşmektedir.
Selçuk-Çirkince
köyünün adı Şirinceye çevrildi, köy çirkinleşti.
İzmir Kokaryah semtinin
adı Güzelyalı olarak değiştirildi, kokar
oldu. Yeşil Bursa'nın adı nerde ise Dumanlı Bursa olacak...
Beydağ Cıva
İşletmesi de Beydağlarını sarartmak üzere idi.
Çalışanlarının çoğunu
kanserli etti.
Mesogis dağı eteklerinde kurulmuş olan antik Palaipolis
şehri halkının geliri Strobon'a göre bağcılık ve
şarapçılıkmış.
Mesogi şarapları meşhur imiş. O günlerden Beydağ'ında devam
ede gelen bağı ayakta tutan HEREK'tir.
|